|
|
|
|
|||
| SALIPAZARI HALK EĞİTİMİ MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ RESMİ WEB SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ | |||||
|
ANA MENÜ |
|
ETKİNLİKLER | |||
|
Halk Eğitime Genel Bakış Eğitim;
insanlığın doğuşuyla başlayan, dün-bugün-yarın çizgisinde gelişimini
sürdüren bir olgudur. Yazının bulunmasından önce "aile ve
köy bilgilendirilmesi" ile yetinen birey, yazı ile
kendisini , inancını, gelişmeleri ve kültürel yapıyı daha rahat
ifade edebilme fırsatını bulmuştur. Yazı; uygarlığa açılan kapının
şifresi olarak tüm gelişmelere zemin hazırlamıştır. Dünyanın en
eski ve en köklü kültürlerinden birini oluşturan Türklerin tarihi, günümüzden
altıbin yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Atı, koyunu, köpeği ilk
evcilleştiren; bakır, demir, altın ve tunç gibi madenleri işleyen;
dokumacılıkta da ileri giden Türkler, konar-göçer bir hayat yaşadıklarından
düzenli eğitim örnekleri verememişlerdir. Çevrelerindeki toplumlarda
sürekli savaşmak zorunda kaldıklarından; askeri eğitim ve savaş
aletleri konularında güç sahibi olmuşlardır. Değişik dönemlerde
Çin, Göktürk, Uygur ve Arap Alfabelerini kullanan Türkler; İslamiyet
sonrası komşu kültürlerin etkisiyle önemli eserler oluşturmuşlardır.
Orhun anıtlarını nakışlatmak için Çin'den ustalar getiren Türkler,
taşı ve ahşabı ustalıkla işleyen bir kültür meydana getirmişlerdir.
Selçuklular ve
Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde "Halk Eğitimi" veya Yetişkinler
Eğitimi önem kazanmış, değişik eğitim mekanları ortaya çıkmıştır. |
Kurslarımızdan Görüntüler İçin tıklayınız |
||||
| SERGİLERİMİZ | |||||
|
Sergilerimizden Görüntüler İçin tıklayınız |
|||||
| HALK OYUNLARI | |||||
|
Halk Oyunları Görüntüleri İçin tıklayınız |
|||||
|
LİNKLER |
MEB'den HABERLER | ||||
|
|
|||||
|
AÇIK LİSE |
AÇIK İLKÖĞRETİM |
||||
|
|||||
|
Yetişkin
Eğitimine Katkı 1. Camiler 2. Medresele 3. Ahilik Kurumları 4. Loncalar 5. Tekkeler 6. Zaviyeler 7. İmarethaneler
8. Kütüphaneler 9. Vakıflar Osmanlı İmparatorluğunda
yetişkinlerin eğitimi; yukarıda sıralanan kurumlar aracılığıyla sürdürülüyordu.
Askeri sınıf,
babadan oğula ya da devşirme usulü olarak iki kaynaktan besleniyordu.
Tophane, Kılıçhane, Mehterhane, Cambazhane ve Tüfekhane gibi askeri
sanat okulları açılmıştı. Bu kurumlarda başarılı olanların bir bölümü
Enderun Mektebine alınıyordu. Enderunda; sarayın mimar, nakkaş,
ressam, hattat, katip, imam, müezzin, şair, silahşör ve nüktedanları
yetiştirilirdi. Medreseler; vakıfları
sayesinde hem dinsel öğretiyi, hem de bilimsel çalışmaları sunan
merkezler haline dönüşmüşlerdi. Bu kurumlarda Müderris (Rektör), Müfid
(Doçent) ve Muidleler (Asistan), Softa adı verilen öğrencilere ders
verirlerdi. Medreseler arasındaki kademeler, biri bitirilince diğerine
geçişine imkan sağlıyordu. Devlet görevlileri bir süre sonra
medreseye dönebiliyor, bir tür "hizmetçi eğitim"den sonra
yeni bir göreve atanabiliyordu. Tüccar ve sanatkarların "Ahilik
Sistemi" içinde örgütlendiği görülmektedir. Meslek, ahlak ve kişiliğin
iç içe olmasını sağlayan bu sistem sayesinde ticaret ve sanat güvence
altına alınmıştır. Çıraklık, kalfalık ve ustalık belli esaslara
bağlanmış, Osmanlı ülkesinin ekonomik ve sosyal yapısına yön
verilmiştir. Eli, kapısı ve sofrası açık olan Ahilerin; gözü,
belli ve dili bağlı olacaktı. Ahi zaviyelerinde Kur'an, yemek pişirme,
oyun oynama, çalgı çalma, türkü söyleme, tarih, edebiyat ve önemli
kişilerin hayat hikayeleri öğretildi. 1860 yılındaki Islahat Fermanı
ile ortadan kaldırılan bu örgüt ahlak ve sanatı kaynaştıran bir özellik
taşımıştır. Çırak, kalfa ve ustalık dönemlerinden geçmeyenler
ticaretle meşgul olamamış; fırsat düşkünlerine ve haksız kazanç
elde etmek isteyenlere karşı durulmuştur. Konaklama ve sosyal
yardım hizmetleri gören zaviye, tekke ve dergahlarda; el sanatları, müzik,
raks ve bedensel hünerler de öğretilirdi. Avrupa'da gerçekleştirilen
sanayi devrimine uzun bir süre direnen Osmanlı Devleti, gelişmeleri
transfer etmekte oldukça gecikmiştir. Ülkenin iç dinamikleri yeni
duruma göre şekillenmeye başladığında aradaki fark daha açık şekilde
ortaya çıkmış, reformlar başarı sağlayamamıştır. Ticareti ve Dışişlerini,
azınlıkların kontrol ettiği bir ülkede bunun nedenleri daha belirgin
şeklide anlaşılabilir. Köylü ve şehir-kasabalarda oturan orta sınıfın
ihmal edilmesi; özellikle yetişkinlere yönelik eğitimin ağırlığını
yitirmesi sonucu Doğu-Batı sentezi gerçekleşememiş,
"dinsel" ağırlıklı akımların çevresinde kümelenme süreci
hızlanmıştır. Büyük toprak sahiplerinin doğması, topraksız köylü
ve mevsimlik işçilerin çoğalması süreci başlamış, sosyal ve
ekonomik dengeler bozulmuştur. Osmanlıların son
yıllarında açılan okullar ve yapılan reform denemeleri de istenilen düzeyde
bir değişimi sağlayamamış, imparatorluktan-sömürgeye dönüşme süreci
hız kazanmıştır. Yükseliş Döneminde çağdaşlarıyla kıyaslanabilen
eğitim, gerileme ve dağılma dönemlerinde bu özelliğini kaybetmiştir.
Çocuk ve gençlerine yeterli eğitimi sunamayan, yetişkinleri ise büsbütün
ihmal eden anlayış yüzünden "çöküş" engellenememiştir. Cumhuriyet
Dönemi Yetişkin Eğitim Kurumları Hükümet
programlarında, Kalkınma Planlarında, Milli Eğitim Şuralarında,
Anayasalarımızda ve Parti Programlarında "Yetişkin Eğitimi"nden
söz edilse de bu konuda yeterli başarının sağlanamadığı gözlenmektedir.
25
Mart 1912'de
kurulan Türk Ocakları; Cumhuriyet Dönemine damgasını
vuran yetişkin eğitimi kurumlarının başında gelmektedir. Toplumsal
bir çöküş yaşandığını ileri süren öğrenciler tarafından
kurulan bu Ocak; İstanbul Türkçesinin ülke genelinde yaygınlaştırılmasını,
kadınların toplumsal alanda temsil edilmelerini, tarım ve ekonomide
ileri adımlar atılmasını, sürekli askerlik ve isyanlara son
verilmesini savunuyorlardı. Kitap ve dergiler yayımlamak, temsiller düzenlemek,
okullar açmak, her tür meslek ve sanat sahibiyle görüşerek çalışmaları
teşvik etmek başlıca amaçları arasındaydı. Ocakların birer "kültür"
merkezi olması heyecanla savunulmuş, "halka doğru" gitme
yaklaşımı desteklenmiştir. Cumhuriyet Döneminde "Halk
Terbiyesi" çalışmaları desteklenmiş, reformların yerleşmesi için
somut adımları atılması yönünde uğraş verilmiştir. Yeni harflerin
öğretilmesi, yerli malı kullanılması ve kadınlara el sanatları öğretilmesine
çok önemli katkı sağlamışlardır. Türk Ocakları 1931 yılında
kapatılarak, üyeleri Cumhuriyet Halk Fırkası'na "doğal üye"
olarak kabul edildiler. Yeni Türk harflerinin öğretilmesi için 1928
yılında Millet Mektepleri açıldı. Cumhuriyet Döneminin
ilk önemli ve en geniş "halk eğitimi etkinliği" bu okullarda
başlatılmıştır. 16-45 yaş arasındaki tüm kadın ve erkekleri dörder
ay süreyle, iki dönem halinde eğitiyorlardı. İlk dönemde
okuma-yazma, ikinci dönemde ise aritmetik, sağlık bilgisi ve yurt
bilgisi ağırlıklı dersler öğretiliyordu. İlkokul bulunan her yerde
Millet Mektepleri açılması kararlaştırılmıştı. Camiler, hükümet
binaları, salonlar, kahvehaneler, kulüpler ve toplanmaya elverişli tüm
yerler eğitim için hazırlanmak zorundaydılar. Kapatılan Türk
Ocakları, Türk Halk Bilgisi Derneği ve Muallim Birliklerinin
yerine 19 Şubat Cumhuriyet Döneminde
her alanda yapılan köklü reformlar incelendiğinde Köy Enstitülerinin
çok özel bir konuma sahip oldukları anlaşılacaktır. Köylerin kültürel
ve genel hayatlarında ileri bir seviye oluşturmanın, klasik anlamdaki
öğretmenle mümkün olamayacağı görüldüğünden Köy Enstitüleri
gerçeği ortaya çıkmıştı. Öğretmenliğin yanı sıra sanat ve
meslek dallarında eğitilen köy çocukları, köylerin kalkınmasında
daha aktif bir görev üstlenebilirlerdi. Bu konuya olağanüstü emek
veren İsmail Hakkı Tonguç; köylere yalnızca öğretmen değil, köy
kalkınmasına önderlik edecek, köyü ve köylüyü kalkındıracak öğretmen
yetiştirmeyi hedefliyordu. 1940 yılında kurulan bu Enstitüler; kısa sürede
21'e ulaşan sayılarıyla ülkenin fikir, sanat, politika ve eğitim
hayatında kalıcı izler bırakmışlardır. Ticaret, sanat ve ustalıkla
geçinen gayrimüslimlerin ülkeyi terk etmesiyle Türk köylüsü, çok
geniş tarım alanlarında zayıf durumda kalmıştır. Bu durumu değiştirmek
için devreye sokulan Köy Enstitüleri; çevre ve iklim özelliklerine göre
işletmelere dönüşmüşlerdir (narenciye, bağcılık, balıkçılık,
tahıl vb.). 1946 yılında pasifize edilen Köy Enstitüleri, 1950 yılında
Köy Öğretmen Okulları adını alarak eski önemini kaybetti. Halk Eğitimi
hizmetlerinin etki alanını genişletmek, dağınık etkinlikleri yurt düzeyinde
bir merkezden yönlendirmek için 29 Ağustos 13.12.1983'te ÇIRAKLIK
ve YAYGIN EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ adını aldı. Halk Eğitimi
merkezleri bu Genel Müdürlüğün yaygın eğitimle ilgili hizmetlerini
düzenli, etkili, verimli ve ekonomik şekilde sürdürmek amacıyla çalışmaktadırlar.
Amaçları ve görevleri 1963 yılında Yönetmelikle belirlenmiştir(Bu yönetmelik
2006 yılında yeniden düzenlenmiştir). Halk
Eğitimi Merkezlerinin Amaçları 1.
Vatandaşlara
Atatürk devrimlerinin anlamını kavratmak; Cumhuriyet esaslarını ve
demokratik yaşayışı benimsetmek, yurt ölçüsünde kökleştirmek,
demokratik yaşayışın temeli olan hür disiplin, karşılıklı anlayış,
sevgi, saygı ve hoşgörülük duygularını geliştirmek, 2.
Vatandaşlara
bilgi, hüner kazandırmak; davranışlarını ve değer hükümlerini
geliştirmek ve ilerletmek suretiyle toplumun kültürel ve ekonomik kalkınmasına
eğitsel yollarla yardım ve kılavuzluk etmektir. Halk
Eğitimi Merkezlerinin Görevleri ·
Okuma-yazma
bilmeyene vatandaşlar için halk dershaneleri açılmasını sağlamak, ·
Vatandaşların
temel ve genel bilgisini, anadilini geliştirmek için gerekli kursları açmak,
·
Yetişkinler için
okuma-yazma kursları açmak, ·
Vatandaşların
mesleklerini iyi seçmelerine, meslek edinmelerine ve işlerinde
ilerlemelerine yardım etmek, ·
Vatandaşların
ilgi duyduğu tarih, coğrafya, aktüalite, ekonomi, sosyoloji, psikoloji
ve benzeri konularda toplantılar düzenlemek, kurslar açmak, ·
Toplum kalkınması
ve halk eğitimi konusunda sorumluluk almış resmi görevlilerle gönüllü
elemanların ve önderlerin halk eğitimi konularında yetiştirilmeleri için
kurslar açmak, ·
Konferanslar, açık
oturumlar, paneller, sempozyumlar, konserler, temsiller, edebiyat toplantıları,
çeşitli yarışmalar ve spor faaliyetleri, geziler, folklor gösterileri,
kahramanlık günleri, grup tartışmaları, film gösterileri düzenlemek,
·
Halkın güzel
sanatlara karşı ilgisini teşvik edici çalışmalar yapmak ve güzel
sanatlarda yetenekli görülenlerin geliştirilmelerine çeşitli yollarla
yardım etmek, ·
Sergiler düzenlemek,
mevcut sergi ve galerilerden, mahalli müzelerden halkın geniş ölçüde
yararlanmasını sağlamak, ·
Vatandaşların
mesleki ve genel kültürlerini geliştirecek özellikle halk seviyesine
uygun yayın yapmak; bu tür çalışmaları teşvik etmek, desteklemek,
gerekirse halk eğitimi ile ilgili yayınların yapılmasına önderlik
etmek, ·
Folklor
derlemelerini teşvik etmek, desteklemek; sonuçlarının yayılmasına ve
yayımlanmasına yardım etmek, ·
Bölgesinde
yetişmiş ünlü kişilerin biyografilerinin hazırlanmasını teşvik
etmek ve desteklemek, ·
Bölgesinin
tarihi, kültürel, ekonomik ve turistik önem ve özelliklerinin
belirlenmesine yönelmiş çalışmaları teşvik etmek, desteklemek, sonuçlarının
yayılmasına ve yayımlanmasına yardım etmek, ·
Vatandaşların,
özellikle gençliğin boş zamanlarını değerlendirmelerine yardım için
gerekli eğitsel çalışmaları teşvik etmek, desteklemek, çalışmaların
geliştirilmesine yardım etmek, ·
Türk kadınının
sosyal yapı içinde daha aktif hale getirilmesi için gerekli çalışmaları
yapmak, bu konuda kadın dernekleri ve kuruluşlarıyla sıkı bir işbirliği
sağlamak, ·
Halkın, mevcut
kütüphanelerden daha geniş ölçüde yararlanmalarını sağlayacak çalışmaları
teşvik etmek, okuma salonları açmak, ·
Bölgede
ekonomik önemi olan, karakteristik özellik taşıyan el sanatlarının
geliştirilmesine, yayılmasına ve değerlendirilmesine yönelik çalışmaları
teşvik etmek, ·
Vatandaşlara,
ihtiyaçlarını sezdirerek, onlarda öğrenme, daha iyi ve daha ileri bir
hayat seviyesine ulaşma isteği uyandırmak, problemlerini kavramalarına,
çözmelerine ve bu yönde örgütlenmelerine eğitsel yollarla yardım
etmek, ·
Başka kurum ve
kuruluşlarca ele alınan halk eğitimi çalışmalarının planlamasına,
planların uygulanmasına ve değerlendirilmesine yardım etmek, onlarla işbirliği
yapmak, ·
Çevreden gelen
istek ve ihtiyaçlara uygun diğer halk eğitimi çalışmalarını,
imkanların elverdiği oranda yapmak. 1973 yılında
kabul edilen 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunuyla; Türk Milli Eğitiminin
amaç ve ilkeleri belirlenmiş, örgün ve yaygın eğitim hakkında geniş
açıklamalar getirilmiştir. "YAYGIN EĞİTİM" başlığı
altında 40.maddede kapsam, amaç, görev, kuruluş ve koordinasyona değinilmiş,
yapılması gerekli işlemler açıklanmıştır. KAPSAM, AMAÇ ve
GÖREVLER:
Milli Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak, örgün
eğitim sistemine hiç girmemiş, yahut herhangi bir kademesinde bulunan
veya bu kademeden çıkmış vatandaşlara; ·
Okuma-yazma öğretmek,
eksik eğitimlerini tamamlamaları için sürekli eğitim imkanı hazırlamak,
·
Çağımızın
bilimsel, teknolojik, iktisadi, sosyal ve kültürel gelişmelerine
uymalarını sağlayıcı eğitim imkanları hazırlamak, ·
Milli kültür
değerlerimizi koruyucu, geliştirici, tanıtıcı, benimsetici nitelikte
eğitim yapmak, ·
Toplu yaşama,
dayanışma, yardımlaşma, birlikte çalışma ve örgütlenme anlayış
ve alışkanlıkları kazandırmak, ·
İktisadi gücün
artırılması için gerekli beslenme ve sağlıklı yaşama şekil ve
usullerini benimsetmek, ·
Boş zamanlarını
iyi bir şekilde değerlendirme ve kullanma alışkanlığı kazandırmak,
·
Kısa süreli
ve kademeli eğitim uygulayarak ekonomimizin gelişmesi doğrultusunda ve
istihdam politikasına uygun meslekleri edinmelerini sağlayıcı imkanlar
hazırlamak, ·
Çeşitli
mesleklerde çalışmakta olanların hizmet içinde ve mesleklerindeki
gelişmeleri için gerekli bilgi becerileri kazandırmak. KURULUŞ:
(Madde 41) Yaygın Eğitim, örgün eğitim ile birbirini tamamlayacak,
gereğinde aynı vasıfları kazandırabilecek ve birbirinin her türlü
imkanlarından yararlanacak biçimde bir bütünlük içinde düzenlenir. Yaygın Eğitim,
genel ve mesleki-teknik olmak üzere iki temel bölümde meydana gelir. Bu
bölümler birbirini destekleyici biçimde hazırlanır. KOORDİNASYON:
(Madde 42) Yaygın Eğitim alanında görev alan resmi, özel ve gönüllü
kuruluşların çalışmaları arasındaki koordinasyon Milli Eğitim
Bakanlığınca sağlanır. Genel yaygın eğitim programlarının düzenleniş
şekli yönetmeliklerle tespit edilir. Mesleki ve teknik
yaygın eğitim faaliyetlerini yürüten Bakanlıklar ile özerk eğitim
kurumları ve resmi özel işletmeler arasında Milli Eğitim Bakanlığınca
sağlanacak koordinasyon ve işbirliğinin esasları kanunla düzenlenir.
|
![]() |
||||
|
|||||
|
Salıpazarı Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü -2007 -Tüm Hakları Saklıdır. |
|
Web Tasarım : Ramazan KATOĞLU |